XVIII. KIPTİ MARİYE

18. XVIII. KIPTİ MARİYE

Mariye (Kıpti) 628 yılında (Hicri 7) Mısır Mukavkısı Cüreyc b. Minâ tarafından Muhammed’e köle olarak verilmiş olan bir Hristiyandı. Kız kardeşi Şirin de aynı zamanda köle olarak verilmişti. Mariye Muhammed’e İbrahim adını verdikleri bir oğul doğurdu, ancak İbrahim Hicri 10 yılında öldü.

Bir gün evde Muhammed’in karısı Hafsa’nın (Ömer’in kızı) yatağında cinsel ilişkide bulunulur. O sırada Hafsa evde değildir ve o gün ya onun ya da Aişa’nın (Ebu Bekir’in kızı) sırasıdır. Hafsa bunu anladığı zaman Muhammed’e sorular sorar ve Muhammed Hafsa’ya, eğer bunu bir sır olarak tutarsa bir daha Mariye’ye dokunmayacağına dair yemin eder ve Ömer ve Ebu Bekir’in kendisinin halefleri olacağına söz verir. Ne var ki Hafsa sessiz kalamaz ve bu olayı Aişa’ya anlatır. Bunun sonucu olarak Muhammed tam bir ay boyunca sadece Mariye’yle birlikte olur ve diğerlerinin yanına gitmez. (Bu olayın tamamını şurada bulabilirsiniz: Rauzatu’r Safa, Vol. II, p. 188)

Tahrim 66:1-3 ve 5: Ey Peygamber! Eşlerinin rızasını gözeterek Allah’ın sana helâl kıldığı şeyi niçin kendine haram ediyorsun? Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir. Allah, (gerektiğinde) yeminlerinizi bozmanızı size meşru kılmıştır. Sizin yardımcınız Allah’tır. O, bilendir, hikmet sahibidir. Peygamber, eşlerinden birine gizlice bir söz söylemişti. Fakat eşi, o sözü başkalarına haber verip Allah da bunu Peygamber’e açıklayınca, Peygamber bir kısmını bildirmiş, bir kısmından da vazgeçmişti. Peygamber bunu ona haber verince eşi: Bunu sana kim bildirdi? dedi. Peygamber: Bilen, her şeyden haberdar olan Allah bana haber verdi, dedi. […] Eğer o sizi boşarsa Rabbi ona, sizden daha iyi kendini Allah a veren, inanan, sebatla itaat eden, tevbe eden, ibadef eden, oruç tutan, dul ve bâkire eşler verebilir.

Kur’ân yorumcusu Al-Baizawi (Commentary Vol. II, pp. 340-341’da) bu metnin açıklamasını yazar: Muhammed’in Aişa’nın ya da Hafsa’nın sırası iken Mariye ile birlikte olduğu anlatılır. Hafsa bunun farkına varır ve bu nedenle Muhammed’i azarlar. Muhammed bir yemin etmiş olduğunu açıklar, ama davranışının yanlış olduğunu da kabul eder, bu nedenle bu ayetler indirilmiştir.” (Mizanu’l Haqq, p. 330’dan alıntı; [Mişkat’ta Hafsa’nın yerine Aişa’nın adı verilir]; Mishkatu’l-Masabih II, p. 680-681, İngilizce’den çeviri)